|
|
 |
Oyunculuk üzerine değinmeler
Tiyatro ve sinema oyunculuğu, bir öyküyü sahnede ya da ekranda söz ve hareketlerle canlandırma sanatıdır. Buna "rol yapmak" da denir. Aslında zaman zaman hepimiz rol yaparız.
Eğer sıkıcı bir öyküyü dinlerken ilgileniyormuş gibi görünüyorsak ya da mutsuz olduğumuz zaman gülümsüyorsak, rol yapıyoruz demektir. Yani oyunculuk için her zaman ışıklandırılmış bir sahne,
özel dekor ve kostümler gerekmez. Asıl gerekli olan canlandırılacak bir "olay", oyuncular ve izleyicilerdir. Herkes bir dereceye kadar oyuncu sayılsa da, profesyonel oyunculuk,
yani oyunculuğu meslek edinmek eğitim, disiplin ve yetenek gerektiren ciddi bir iştir.
|
 |
Oyunculuk öğretilebilir mi?
Günümüzde temel oyunculuk çalışmaları ses eğitimiyle fiziksel eğitimi kapsar. Oyuncunun birbirinden değişik karakterleri inandırıcı bir bicimde
canlandırabilmesi, sesini güçlü, etkili ve değişken bir bicimde kullanabilmesine bağlıdır. Fiziksel eğitim ise vücuda esneklik ve canlılık kazandırır.
Çeşitli rollerde gerginlikle gevşeklik arasında denge kurmak ancak bedene egemen olmakla olanaklıdır. Oyunculuk eğitimi veren okullarda öğrencilerin kendi bedenlerini,
seslerini, duygu ve düşüncelerini tanımalarına yardımcı olacak çalışmalar yapılır.
Oyunculuk için neler gerekli?
Bir tiyatro okulunun programında şan, dans, mim ve eskrim gibi derslerin yani sıra, doğaçlama (oyuncunun metne dayanmadan, ansızın bir şey yapmasını hedefleyen oyun tekniği),
anlatım aracı olarak yüz yerine maske kullanma türünden uygulamalı dersler vardır. Ne var ki, böyle bir eğitim görmeden de yeteneğini kanıtlamış pek çok tiyatro ve sinema
oyuncusunun bulunduğunu belirtmek gerekir. Bir oyuncu kendini çok çeşitli teknikler için hazırlar. Örneğin, yakin plan çekim gerektiren televizyon oyununda kullanılan becerilerle,
büyük bir tiyatro 1000 kişinin önünde oynamak için gereken beceriler ayni değildir. Kamerayla yapılan yakin çekimlerde mimiklerdeki en ufak değişiklik anında fark edileceği için
gerçeklik duygusunun yaratılması daha büyük önem taşır. Ama her iki teknik de, izleyici kitlesine karakterin ne düşündüğünü ya da duyduğunu göstermenin farklı yollarıdır.
Yönetmen nedir?
Yönetmen, oyuncular arasında işbirliği sağlayan, oyun ya da filmin bir sanat ürünü niteliği kazanmasında bas sorumluluğu alan kişidir. Prova sürecinde yönetmen ve oyuncular ortak bir
çalışmayla karakteri yorumlar. Her oyuncu yaratmakta olduğu karakteri çeşitli deneme ve değişikliklerle biçimlendirir. Bir oyuncunun belleği güçlü, sesi pürüzsüz ve kontrollü olmalı,
soluğunu denetleyebilmeli, söylediği sözcükler kolayca anlaşılmalı, cümlelerin vurguları yerinde olmalıdır. Oyuncu, rolünün gerektirdiği beden seklini benimseyebilmeli, gerek bedenine gerek
sesine egemen olabilmelidir. Oyuncudan ayrıca, beklenmedik durumlarda kıvraklık göstererek oyunda herhangi bir aksaklığı önlemesi de beklenir.
Karakter canlandırma nasıl olur?
Önemli olan, izleyiciyi canlandırdığınız karakterin gerçekliğine inandırabilmektir. Bunun için de her şeyden önce o karakteri tüm özellikleriyle tanımanız gerekir. Önce elinizdeki metni yüksek
sesle birkaç kez okuyun ve kendinize bazı sorular sorun: Oyun günümüzde mi, geçmişte mi, gelecekte mi geçiyor? Olay kendi ülkenizde mi, yoksa yabancı bir ülkede mi yer alıyor?
Söz konusu yerin iklim özellikleri nelerdir? İnsanların ne gibi alışkanlıkları var? Canlandıracağınız karakter sizden genç mi, yaşlı mı? Bunu en inandırıcı bicimde yansıtabilmenin yolları neler?
Oyunun dilinin ne gibi özellikleri var? Konuşmalar fiziksel hareketleri etkiliyor mu? (Örneğin sarayda gecen bir sahnede oyuncular hareketlerini en aza indirmeye özen göstererek konuşurken,
bir pazaryerinde özgürce dolaşarak söyleşirler.) Tüm bunların yani sıra, oyundaki karakterin birbiriyle ilişkisi ve birbirlerine ilişkin düşünceleri de önem taşıdığı için, bunu da araştırmamız gerekir.
Metinle ilgili çalışmalarda oyun yazarının verdiği ipuçlarını çözümleyerek rolün özünü ve amacını bulabilirsiniz. Bundan sonrası yaratıcı düş gücünüze bağlıdır. Canlandıracağınız karakterle
ilgili her yeni keşif yararlı olacaktır. Düş gücünüzü kullandığınız ölçüde, karakteri canlandırmada kazanacağınız basarı artar. Kendinizi o karakterin yerine koyun. Onun otobüse nasıl bineceğini,
nasıl kahvaltı edeceğini, giyineceğini, otomobil kullanacağını, tenis oynayacağını ya da alışverişe çıkacağın düşünün. Bunun çok zevkli bir oyun olduğunu göreceksiniz; üstelik her yerde, her zaman
oynayabileceğiniz bir oyun. Düşünmeyi sürdürün, öbür oyuncularla konusun, birbirinizle düşünce alışverişinde bulunun. Kendi kişiliğinizle o karakter arasında belki de çok büyük bir fark yoktur.
Ama bu farklılıkların ne olduğunu anlarsanız, "yeni" karakterinizle her şeyi deneyebilirsiniz. Bir süre için başka biri olmak çok heyecan verici olabilir.
Prova neden önemlidir?
Oyunun provalarında bu deneylerden yararlanın. Canlandırmaya çalıştığınız karakterle değişik şeyler deneyin, bakalım oluyor mu? Yönetmenizden öğüt isteyin; onun görevi size ne yapacağınızı söylemek değil,
yardım etmektir. Oyunculuğunuzun doğal olup olmadığını araştırın. Çünkü sonuçta önemli olan izleyicilerin sizin rol yaptığınıza değil, gerçekten başka kişi olduğunuza inanmalıdırlar.
Provalar deneme, hata yapma, yorumda bulunma ve her şeyden önce karar verme fırsatı sağlar. Oyunun metnine ilişkin yorumlar basta gelir. Metinde anlatılmak isteneni kavramak ve bunun nasıl
iletileceğine karar vermek çok önemlidir. [Örneğin hangi duygulara ağırlık verilecektir? (Bu öfke, gurur ya da kıskançlık olabilir)]. Provalarda sahnede nasıl hareket edileceğine karar verilir.
Ayrıca giyimi bütünleyecek baston, kılıç, çanta ya da gözlük türünden eşya gerekebilir. Peruk mu takacaksınız, yoksa kendi saçınız uygun mu? Görünüşünüzü değiştirmek için makyaja gerek varsa,
bunu nasıl yapacaksınız? Eğer obur birini canlandıracaksınız, ağzınıza ara sıra bir şeyler atmayı unutmamalısınız. Gördüğünüz gibi, provalarda düşünülecek çok şey vardır ve hepsine yetişmek için
zaman hiç yetmeyecekmiş gibi gelir. Canlandırdığınız karakterin nasıl bir kişi olduğunu ve neyi niçin söylediğini kavradıktan sonra, provalarda artik hiç caba harcamadan cümlelerinizi hatırlamaya
başladığınızı fark edeceksiniz. Gene de, eksiksiz ezberleyebilnmek için çok sıkı çalışmanız gerekecektir. Bu konuda diğer oyunculardan yardım beklerken sizde onlara yardım etmelisiniz.
Çünkü oyunculukta başarı ekip çalışmasıyla olanaklıdır. Cümleleri ezberlerken bunları yalnızca sözcükler olarak görmeyin, ne anlama geldiklerini, sizden önce ve sonra konuşanların sözleriyle
ilişkisini düşünün. Bu da sizden önceki oyuncunun son sözlerini, yani sizin lafa başlamanız için işaret olacak sözleri ezberlemenize yardımcı olacaktır.
Sahnede veya Kamera önünde yaratıcılık nasıl olur?
Oyunun başarısı oyuncuların yaratıcılığına ve yorumuna bağlıdır. Sahnedeyken yalnızca konuşma sıranız geldiği zaman değil, her an rol yapmanız gerektiğini unutmamalısınız.
İyi bir oyuncu, öbür karakterler konuşurken dinleyerek ve dikkatini onlara vererek sürekli oyunun içinde olur. Sahnedeki oyuncuları dinlediğinizi, yerine göre şaşırmış görünerek,
gülerek, öksürerek ya da sabırsızlıkla ikide bir saatinize bakarak belirtebilirsiniz. Ama bunları yaparken, izleyicilerin dikkatini kendinize çekerek oyundaki daha önemli bir kişinin
rolünü çalmaktan kaçınmalısınız. Oyuncu arkadaşlarınıza ve yazarın yapıtına karşı sevgili olmalısınız. Sahnede ya da kameranın karşısında hiçbir şey yapmadan durmak çok zordur.
Dikkatinizi öbür oyuncuları dinlemeye yöneltir ve kendinizi gevsek bırakırsanız bu zorluğu yenersiniz. Sahnede hiçbir şey yapmadan durma sanatının ustası olmaya çalışın; oyunculuğunuzun en güçlü yönü bu olabilir.
|