Oyuncuadresi.com

Eğitimler

  Önerilen kitaplar
  Oyunculuk üzerine değinmeler
  Sanat üzerine değinmeler
  Önerilen sinemalar
  Eğitim Platformları
  Ne nerede
 
Ne Nerede

Güncel oyunlar, operalar, gösteriler, sahne performansları ve festivallere ilişkin aylık programlar kısacası kültürel faaliyetlerle ilgili bilgi almak istiyorsanız , güncel bilgiler ve bilet temini ile ilgili tüm detaylara artık bu bölümden kolayca ulaşabilirsiniz







Tiyatro Gösterimleri
Oyun adı : Seni Seviyorum Diyecek Kadar Sarhoş
Yazan : Caryl Churchill
Yönetmen :
Sahne : Rengahenk Sanat Evi
il / ilçe : İstanbul - Beyoğlu
Başlangıç Tarihi : 02.02.2010
Bitiş Tarihi : 25.02.2010
Süre :

Konu : Oynayanlar : Fatih Gençkal, Murat Mahmutyazıcıoğlu Ünlü İngiliz feminist yazar Caryl Churchill in kaleminden Seni Seviyorum Diyecek kadar Sarhoş, Tiyatro Boyalı Kuş un sahnesinde...Seni Seviyorum Diyecek kadar Sarhoş bireyciliğin, kapitalizmin, emperyalizmin, heteroseksizmin, politikanın, demokrasinin, özgürlüğün, aşkın, tutkunun eleştirildiği bir oyun...Bu eleştiriler oyunda nasıl mı hayat buluyorFarklı, çarpıcı, ezber bozan bir aşk öyküsüyle...Peki ya siz Siz, seni seviyorum diyecek kadar sarhoş musunuz



Oyun adı : Küçük Ama Önemli Bir Rol
Yazan : Ali Erdoğan
Yönetmen : Ali Erdoğan
Sahne : Kabare Dev Aynası
il / ilçe : İstanbul - Kadıköy
Başlangıç Tarihi : 22.01.2010
Bitiş Tarihi : 27.02.2010
Süre :

Konu : Birebir toplumsal ilişkilerimizde oynadığımız roller üzerine kafa yormamızı sağlayacak oyun, ayrıca bu rollerdeki başarıyı etkileyen ailenin özellikle de babanın rolü üzerinde de durup kafa yormamızı sağlıyor. Küçük Ama Önemli Bir Rol, seyirciye şu soruları soruluyor: - Hayatta nasıl roller üstleniyorsunuz? - Sizi küçük ama önemli roller keser mi? - Yoksa sizin istediğiniz hep başrol mü? - Peki başrol için ne kadar yeterlisiniz?



Oyun adı : Ay Tedirginliği
Yazan : Özen Yula
Yönetmen : Özen Yula
Sahne : Duru Tiyatro
il / ilçe : İstanbul - Kadıköy
Başlangıç Tarihi : 18.04.2010
Bitiş Tarihi : 23.05.2010
Süre :

Konu : Özen Yula nın yazıp yönettiği oyunda Sezin Akbaşoğulları ve Bekir Aksoy başrolleri paylaşıyorlar. 1950 lerin İstanbul unda denize yakın tenha bir parkta geçen oyun, bir zamanların insanlarına dair tehlikeli bir hikaye anlatıyor. 2001 yılında Afife Ödülleri nde Özen Yula ya Cevat Fehmi Başkut Yılın En Başarılı Oyun Yazarı ödülünü kazandıran Ay Tedirginliği, ılık biz bahar gecesi karşılaşan ve kopamayacakları bir oyuna giren bir kadınla bir adamın sırlarla örülü geçmişlerini ve hayatlarının kesişmesini konu ediniyor. Oyunun kostüm ve dekorları Başak Özdoğan a, ışık tasarımı Emrah Keskin e ait. Yardımcı yönetmenliğini Ceren Demirel in yaptığı oyundaki tangonun koreografisi İlyas Odman tarafından gerçekleştiriliyor. Sanat Yönetmenliği ni Emre Kınay ın üstlendiği Duru Tiyatro, Ay Tedirginliği ile bir ilke daha imza atıyor. Seyirciler için gece 22.45 Oyunları da ayda bir kez uygulamaya geçilecek. Ayda bir gece saat 22.45 te, oyunu kaçırmış olan, uykusu kaçmış olan, farklı bir gece t



Oyun adı : Meyhanede
Yazan : Kaan Erkam
Yönetmen : Kaan Erkam
Sahne : Ortaköy Kültür Merkezi
il / ilçe : İstanbul - Beşiktaş
Başlangıç Tarihi : 03.02.2010
Bitiş Tarihi : 27.02.2010
Süre :

Konu : Oyuncular : Hasan Bayrak, Levent Tayman, Neslihan Yargıcı, Elçin Fakir, Kaan Erkam, Ararat Mor, Aris Bayraktaryan, Sultan Çelik Oyun tiyatro sahnesinde oynandığından yeni hikayeler yeni kişilikler ve daha farklı bir ışıkla izleyeceksiniz oyunu. Bu arada Rakınızı da unutmadık tabii ki.Oyun öncesinde peynir rakı size dönemin yosmaları ve külhanları tarafından ikram ediliyor.Daha tiyatronun sokağına girdiğinizde başlıyor oyun. Çünkü Türkiye de uzun zamandır böyle özel bir oyun sergilenmedi. Bir Ermeni meyhanesinde o zamanlar kimsenin kimseyi hor görmediği herkesin BİZ dediği dönemlerde yaşanmış olması olası bir sohbet.YENİ RAKI nın sponsorluğunda MEYHANEDE yi izlemeye geldiğinizde daha dış kapıda başlayacak eski istanbula gelişiniz. Sokakta kimler var bir bakın da görün. Tulumbacılar, nazarlıkçılar, macuncular, pilavcılar. Fuayede salataları yapmakta olan ve kocasından dayak yemiş Mina hanıma rastlayacaksınız. İçeride acem garson Araş yarım Türkcesiyle siparişinizi alıyor. Moş



Oyun adı : Aşk Her Yerde
Yazan : Simon Williams
Yönetmen : Emre Kınay
Sahne : Duru Tiyatro
il / ilçe : İstanbul - Kadıköy
Başlangıç Tarihi : 18.04.2010
Bitiş Tarihi : 23.05.2010
Süre :

Konu : Oynayanlar: Emre Kınay Ayçin İnci Sait Genay Bahar Yanılmaz Cem Yanılmaz Orta yaşlarını sürmekte olan Leonard Loftus (Emre Kınay); asi ve uçarı kızı Dee Dee (Bahar Yanılmaz) ve bir türlü yaşlılar evine gönderemediği babası Gus (Sait Genay) ile aynı evi paylaşan "sıkıcı" bir istatistikçidir. Leonard, karısı tarafından da terk edilmesiyle, hayatı ıskaladığını fark eder ancak Dee Dee ve Gus'ın kendisini baştan çıkarmak için harcadıkları tüm çabalara karşı koyarak, sayısal verilere dayalı rutin hayatını sürdürmekte diretir. Bu utangaç, sıkıcı ve hatta "düz" adamın çocukluğundan beri içinde yaşattığı bir tutkusu vardır: Yazmak! Sadece kadınların katılabildiği bir yarışmaya, Myrtle Banbury adı ile gönderdiği romanın derece kazanması ise, beklediği son şeydir. Hiç beklemediği bir anda, bir telefon ile hayatına giren Harriet Copland (Ayçin İnci), "Cennette Buluşalım" adlı aşk romanını yayınlamak için Leonard'a yüklü bir ücret teklif eder. Ortada küçücük bir problem vardır: Harri



Sinema Gösterimleri
Film adı : Orada
Yönetmen : Hakkı Kurtuluş, Melik Saraçoğlu
Yönetmen Bilgisi :
Süre : 93 dk.
Vizyon Tarihi : 25.12.2009

Senaryo : Hakkı Kurtuluş, Melik Saraçoğlu

Konu : anne, baba, bir abla ve bir erkek kardeşten oluşan, parçalanmış, dört bir yana savrulmuş eski İstanbullu bir ailenin öyküsüdür. Huzurevinde yaşayan annenin “ölmeye yatması”, daha doğrusu kalp krizini tetikleyip vefat etmesi sonucunda, aile 24 saatliğine de olsa tekrar bir araya gelecektir. 65 yaşındaki anne, İstanbul yakınlarında kızı tarafından yerleştirildiği huzurevinde yaşamına son vermiş ya da en azından ölümünü çabuklaştırmış; 36 yaşındaki abla atlattığı onca badireden sonra kendine yeni bir yaşam kurmuşken annesinin vefatıyla sarsılmıştır. 32 yaşındaki erkek kardeş de yıllardır dönmediği ülkesine apar topar dönmüştür. Bir araya gelen abla-kardeş önce annelerini defneder, ardından da Büyükada’daki aile evinde münzevî bir yaşam sürmekte olan 71 yaşındaki babalarını bulur. Kısa süreliğine de olsa bir araya gelen aile fertleri, o güne dek konuşamadıklarını en sonunda konuşacaklardır.


Film adı : Vavien
Yönetmen : Taylan Biraderler
Yönetmen Bilgisi :
Süre :
Vizyon Tarihi : 18.12.2009

Senaryo : Engin Günaydın

Konu : Son dönemin en sevilen oyuncularından Engin Günaydın ve Binnur Kaya’nın başrollerini paylaştığı, yılın iddialı yapımlarından Vavien 18 Aralık’ta seyircisiyle buluşuyor... Yapımcılığını İmaj’ın, yönetmenliğini Taylan Biraderler’in üstlendiği, oyuncu Engin Günaydın’ın filme uyarlanan ilk senaryosuna sahip “Vavien” yeni yıl öncesinde sinemaseverlere merhaba diyecek. Filmin başrollerini Binnur Kaya, Engin Günaydın, İlker Aksum, Settar Tanrıöğen ve Serra Yılmaz paylaşıyor. Kasabalı bir ailenin yaşadığı olayları incelikli bir dille yansıtan “Vavien”, yılın en iyi Türk filmlerinden biri olacak. Tüm oyuncuların üstün performans sergilediği film, mizahi ve dramatik unsurları başarılı bir şekilde biraraya getirerek, şaşırtıcı hikayesini son derece yalın bir dille anlatıyor. Filmin konusu kısaca şöyle; Celal, karısı ve çocuğuyla mutsuz bir aile hayatı sürmektedir. Abisi Cemal’le birlikte ortak oldukları elektrik dükkanında da işler pek parlak değildir. Birçok yere borçları vardır. Celal ve Cemal’in tek eğlencesi Samsun’da pavyona gitmektir. Pavyonda çalışan Sibel Ceylan’a olan aşkı Celal’in başına dert açacaktır. Celal’in karısı Sevilay, 15 yıldır, Almanya’da yaşayan babasının gönderdiği paraları biriktirerek saklamaktadır. Celal’in bu sırrı bildiğinden habersizdir. Zaten mutsuz bir hayat sürmekte olan Celal, bu paranın kurtuluşu olduğunu düşünerek, bir plan yapar. Fakat Celal’i sürprizler beklemektedir...


Film adı : Acı Aşk
Yönetmen : A Taner Elhan
Yönetmen Bilgisi :
Süre :
Vizyon Tarihi : 18.12.2009

Senaryo : Onur Ünlü

Konu : Eskişehir’de bir üniversitede edebiyat öğretmenliği yapmakta olan Orhan, evlenmeyi planladığı Ayşe’yle beklenmedik bir anda yollarını ayırıp İstanbul’a gelir ve Oya ile tanışır. Fotoğrafçılık yapan Oya ile belki de hayatının en mutlu günlerini geçirirken, daha evliliklerinin ilk günlerinde yaşadıkları kötü olaylar ile kendini bir aşk üçgeninin ortasına bulur...


Film adı : Zamanın Tozu
Yönetmen : Theodoros Angelopoulos
Yönetmen Bilgisi : 27 Nisan 1936) Yunan sinemasının Costas Gavras ve Costas Ferris ile birlikte öncü yönetmeni. Sanatsal sinemanın en önemli çağdaş temsilcilerindendir. Mitololojik göndermelere bol yer verilen filmlerinde, daha çok bireyden hareketle tarihsel bağlam içinde toplumsal olaylar konu edilmektedir. Filmlerinde geniş plan çekimler ve uzun sekanslar çokça yer alır. Çoğunu Eleni Karaindrou'nun müziklediği filmleri arasında şunlar sayılabilir: 36 Günleri, Avcılar, Kumpanya, Kitera'ya Yolculuk, Arıcı, Puslu Manzaralar, Leyleğin Geciken Adımı, Ulis'in Bakışı, Sonsuzluk ve Bir Gün, Ağlayan Çayır, Zamanın Tozu.
Süre : 125 dk.
Vizyon Tarihi : 04.12.2009

Senaryo : Theodoros Angelopoulos, Tonino Guerra

Konu : Büyük sinemacı Theo Angelopoulos’un yıllardır beklenen filmi "Zamanın Tozu". Efsane yönetmen Angelopoulos’un "Ağlayan Çayır"’la başlayan üçlemesinin ikinci filmi, İtalya, Almanya, Rusya, Kazakistan, Kanada ve ABD’de geçen, son elli yılda 20. Yüzyıla damgasını vurmuş olaylara ve sonsuz tarihe doğru bir yolculuğu anlatıyor.


Film adı : Nefes Vatan Sağolsun
Yönetmen : Levent Semerci
Yönetmen Bilgisi :
Süre : 127
Vizyon Tarihi : 16.10.2009

Senaryo : Levent Semerci – Mehmet İlker Altınay – Hakan Evrensel

Konu : “Nefes : Vatan Sağolsun”, 2365 metre yükseklikteki Karabal Jandarma Karakolu'nu korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı komutasındaki kırk askerin hikayesidir. Büyük çaplı bir sınır ötesi operasyonun başlamasıyla, telsiz röle istasyonunun bulunduğu Karabal Jandarma Karakolu'nun önemi daha da artmıştır; operasyona katılan birliklerin haberleşmesi artık bu röle istasyonu ile sağlanacaktır. Güneydoğu’da Irak sınırına yakın bir ilçedeki Komando Tugayı'nda görevli Yüzbaşı ve emrindeki askerler, tipi ve karla mücadele ederek iki gün süren intikalin ardından karakola ulaşırlar. Karakol'da bulunan Jandarma askerleri ile birlikte geçirdikleri günlerde acıyı, sevinci ve hasreti paylaşırlar; karakolu ve telsizi koruma görevlerini yerine getirmek için mücadele ederler... “Buz gibi sulardan geçtiler, tepelere tırmanıp, yamaçlardan indiler… Güneşte kavruldular, iki gün iki gece.. Ellerinde tüfekleri… Sırtlarında evleri… yüreklerinde sevdikleriyle… Sınır nedir, neresidir bilmezdi çoğu... Emir almadıkları, emir de vermedikleri bir hayattan, her şeyi emirle yaptıkları bir hayata geçtiklerinde sınırları da gördüler.. Mevzilerde beklediler.. Korudukları telsizden analarıyla, babalarıyla, sevgilileriyle görüşebilmek için telefon sırası beklediler… Kendilerini neyin beklediğini bilmeden günlerce, aylarca beklediler Karabal Tepe’de…”